Son Pansiyon Yorumları
Üye Tesis Girişi
Anasayfa Tesisleri
Popüler Yerler
ulaşım/google harita Bu otel sayfası 6757 kere ziyaret edilmiştir.
İNEBOLUNUN TARİHİMİZDEKİ YERİNİ AŞAĞIDA KISACA BİLGİLERİNİZE SUNMAK İSTEDİK : ( Şahin Tepesi )
İstiklal Harbi (Kurtuluş Savaşı)'nde İnebolu
Dönemin önemli bir ticaret merkezi olan İnebolu ve İnebolu Limanı Kurtuluş Savaşı'nda stratejik olarak önemli bir rol oynamıştır. Kurtuluş Savaşı'na katılmak için Ankara'ya gitmek isteyenlerin bir bölümü teknelerle İnebolu İskelesine geliyor ve buradan Anadolu'ya geçiyordu. İstanbul ve SSCB'den gelen savaş gereçlerinin Anadolu'ya giriş noktası da İnebolu iskelesi olmuştu.
Cephanelerin teslim edilmemesi üzerine Yunan savaş gemileri İnebolu'yu bombaladı. cephanenin Anadolu'ya giriş yeri olan bu İnebolu iskelesindeki etkinliği önleyemedi. Cephaneler bombalama karşında zarar görmemesi için iç kısımda kalan iki çay mevkiine, tepenin arkasında kalan ve zırhlıların top atışlarının ulaşamayacağı yerlere taşınmaya başlamıştı.
Beyaz Şeritli İstiklal Madalyası
İnebolu kayıkçılarının gayret ve başarıları 9 Nisan 1924 tarihli TBMM kararıyla Beyaz Şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
İSTİKLAL MADALYASI Vesikası No : 2107 “Maksadı ulvinin husulü için azami ibrazı mesai eylediğinden dolayı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 11.2.1340 tarihinde vukubulan birinci içtima senesi 99’ uncu içtimanın birinci celsesinde Zirde hüviyeti mukarrer İnebolu Mavnacılar Loncası’na bir kıta Beyaz Şeritli İSTİKLAL MADALYASI verilmiştir. 9 . 4 . 1340 (1924)T.B.M.M Mührü
Şapka ve Kıyafet Devrimi
27 Ağustos 1925 Perşembe günü İnebolu Türk Ocağı'nda tarihi Şapka Nutku'nu söylemiştir. . Bu Serpuşun İsmine Şapka Denir" dediği 25-28 Ağustos tarihler arasında her yıl törenler yapılmaktadır.
İlçemizin Şeref ve Kahramanlık Günü olan 9 Haziran her yıl büyük bir coşkuyla kutlanmaktadır.
Konum
İnebolu Karadeniz Bölgesi’nin Batı Karadeniz bölümünde yer almaktadır.Anadolu Yarımadası’nın kuzeyinden geçen 42 derece kuzey paraleli ile 34 derece doğu meridyeninin kesiştiği noktanın yaklaşık 25 km. batısındadır. 89 km. güneyinde yer alan Kastamonu’nun kıyı şeridindeki şirin bir ilçesidir. ilçemiz kastamonuya 1, ankaraya 4, istanbula 7 saat, Sinop havaalanına ise 2.5-3 saattir.
BEŞİKTAŞ VE İNEBOLU
Yüzbaşı Şeref, Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Divan Kurulu üyesiydi... ve futbol takımında da kalecilik yapıyordu. teknesinin altını onaran bir balıkçıyı seyre daldı...
Kan çanağına dönen gözlerini uzaklara dikmişti... İçinde fırtınalar kopuyordu. Sırtına dokunan bir elle irkildi. Kafasını kaldırdı. Biraz önce teknesini onarırken seyrettiği denizci bir şeyler söylüyordu.
Ama Şeref duyamıyordu onu. Sararmış dişlerine bakarak denizcinin, anlamaya çalıştı söylediklerini.
- Asker ağa, asker ağa...
- Efendim.
- Okuman, yazman var mıdır?
- Evet. Hayrola?
- Ağam be, teknenin adını yazsan olur mu?
- Tamam. Nedir teknenin adı?
- Kardelen
- Yavuklunun adı mı?
- Hee... Nerden bildin?
Harp Okulu’nda aldığı ‘hat’ dersi ilk kez işine yarıyordu. Şeref, kardelen şekline benzer bir motifle yazdı tekneye denizcinin sevgilisinin adını...
- Ya ağam, çok güzel oldu. Sana borçlandım şimdi ben.
- Olsun, bir gün ödersin. Nerelisin sen?
- İnebolulu’yum. İstanbul’daki Rum meyhanelerine tuza basılmış torik getiririz biz. Fener’i dönerken teknenin altını vurdum. Burada onarıyorum. Kısmetse öğlen namazı tekneyi indirip İnebolu’ya yelken basacağım.
Birden Kardelen geldi Şeref’in aklına. Kardelen vardı ya İnebolu’ya giden. “Neden olmasın?” diye söylendi. “Dur, celallenme hemen” diyen Fetgeri’ye Kardelen’i anlattı.
Artık Şeref’i durdurmanın imkânı yoktu. Yukarı çıktı, üç beş parça eşyasını bez asker torbasına sıkıştırdı. İki dost sarıldılar. “Şu torbayı da al, lazım olur belki” dedi Fetgeri.
“Nedir bu?” diye sordu Şeref. “Denize açılıncaya kadar sakın açma” cevabını aldı.
Kardelen denize inmişti. Tam yelken açmaya hazırlanırken, bir sesle irkildi denizci:
- Tayfa lazım mı?
- Buyur ağam. Hayırdır, nereye?
- Senin gittiğin yere. Hatırlarsan bana borcun vardı, ödeşmiş oluruz.
Kardelen, Anadolu Feneri’ni geçip Karadeniz’e açılırken; Şeref, Boğaz’ın süsü erguvanlara son kez baktı. Bu güzelim renkleri İngilizler’e bırakıyordu. Yaralı elini Karadeniz’in az tuzlu sularında yıkadı. Temiz bir bez parçası aradı sarmak için... Fetgeri’nin verdiği çantanın düğümünü açtı.
İçinde beyaz bir beze sarılı yuvarlak bir şey vardı. Açtı bezi ve o anda Kardelen’in içine bir futbol topu yuvarlandı. Gözlerine inanamadı. Bu top, mahalli ligde gol yemeden şampiyon oldukları ve hatıradır diyerek sakladıkları “Erthold” marka, içten lastikli pahalı futbol topuydu.
1924 yılında bir gün, Fetgeri’nin Akaretler’deki konağına bir kadın geldi.
Elinde bir torba vardı. Ahmet bey, bu beklenmedik misafirin getirdiği torbadan çıkan futbol topuna uzun uzun baktıktan sonra sordu:
- Nedir bu bacım, nerden buldun bu topu?
- İstiklal Savaşı’nda şehit düşen kocamın vasiyetiydi, ona bir şey olursa bu topu mutlaka size vermemi istemişti.
- Senin adın ne bacım?
- Kardelen...
