Tesis Arama

 
 
 

Üye Tesis Girişi

Kullanıcı Adı :

Şifre :

Haberler ve Duyurular

Çeşmeden sanat akacak
Ege Üniversitesi ve Çeşme Belediyesi nce ilk kez 1-5 Kasım tarihlerinde yapılacak tiyatro festivalinde, İzmir Yenikapı Tiyatrosu ilçede sanatseverlerle buluşacak Ege Üniversitesi ve Çeşme Belediyesi işbirliğinde, Çeşme de ilk kez tiyatro festivali düzenlenecek. Ege Üniversitesi Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nejat Altıniğne, "Çeşme den Sanat Akıyor" sloganıyla, 1-5 Kasım tarihlerinde düzenlenecek festival için "Festivalde insanlar sanatı doya doya yaşayacaklar" dedi. ÜCRET ALINMAYACAK İzmir Yenikapı Tiyatrosu Yönetmeni Orçun Masatçı ise ilk kez düzenlenecek festivalin üç aşamadan oluştuğunu belirterek, ilçenin çok genç bir kitleye sahip olduğunu dile getirdi. Masatçı, tiyatroların Çeşme ye genelde yaz sezonunda geldiklerini belirterek, "Tiyatrolar Çeşme ye yaz sezonunda gelmeyi tercih ediyorlar. O dönemde herkes kendi işleriyle uğraştığından, ilçede yaşayan insanların sanatla buluşması zorlaşıyor. Yaz dönemi bittiğinde, ilçede hem işler yavaşlamaya başlıyor hem de öğrenciler bu tip organizasyonları daha kolay takip edebiliyor. Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu Düşünce ve Araştırma Kulübü nün bize getirdiği teklif ile bu organizasyonda yer alıyoruz" diye konuştu. Çeşme de düzenlenecek festival kapsamında ilçeye gelecek kişi ya da grupların ücret almayacağını da sözlerine ekleyen Orçun Masatçı, "Bu festivalde ömürlerini sanata adayan insanlar yer alacak. Altan Gördüm, Turgay Tanülkü, Namık Kuyumcu, Tuğrul Keskin, Halim Yazıcı ve Zafer Gecegörür, sanatseverlerle tecrübelerini paylaşacaklar. Yerel halk ile sanatçıları bütünleştirmek istiyoruz. Bize destek olan herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
2010-11-01 18:07:22
Ege Üniversitesi ve Çeşme Belediyesi nce ilk kez 1-5 Kasım tarihlerinde yapılacak tiyatro festivalinde, İzmir Yenikapı Tiyatrosu ilçede sanatseverlerle buluşacak Ege Üniversitesi ve Çeşme Belediyesi işbirliğinde, Çeşme de ilk kez tiyatro festivali düzenlenecek. Ege Üniversitesi Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nejat Altıniğne, "Çeşme den Sanat Akıyor" sloganıyla, 1-5 Kasım tarihlerinde düzenlenecek festival için "Festivalde insanlar sanatı doya doya yaşayacaklar" dedi. ÜCRET ALINMAYACAK İzmir Yenikapı Tiyatrosu Yönetmeni Orçun Masatçı ise ilk kez düzenlenecek festivalin üç aşamadan oluştuğunu belirterek, ilçenin çok genç bir kitleye sahip olduğunu dile getirdi. Masatçı, tiyatroların Çeşme ye genelde yaz sezonunda geldiklerini belirterek, "Tiyatrolar Çeşme ye yaz sezonunda gelmeyi tercih ediyorlar. O dönemde herkes kendi işleriyle uğraştığından, ilçede yaşayan insanların sanatla buluşması zorlaşıyor. Yaz dönemi bittiğinde, ilçede hem işler yavaşlamaya başlıyor hem de öğrenciler bu tip organizasyonları daha kolay takip edebiliyor. Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu Düşünce ve Araştırma Kulübü nün bize getirdiği teklif ile bu organizasyonda yer alıyoruz" diye konuştu. Çeşme de düzenlenecek festival kapsamında ilçeye gelecek kişi ya da grupların ücret almayacağını da sözlerine ekleyen Orçun Masatçı, "Bu festivalde ömürlerini sanata adayan insanlar yer alacak. Altan Gördüm, Turgay Tanülkü, Namık Kuyumcu, Tuğrul Keskin, Halim Yazıcı ve Zafer Gecegörür, sanatseverlerle tecrübelerini paylaşacaklar. Yerel halk ile sanatçıları bütünleştirmek istiyoruz. Bize destek olan herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
devamını okumak için tıklayınız.

Ege Üniversitesi ve Çeşme Belediyesi nce ilk kez 1-5 Kasım tarihlerinde yapılacak tiyatro festivalinde, İzmir Yenikapı Tiyatrosu ilçede sanatseverlerle buluşacak Ege Üniversitesi ve Çeşme Belediyesi işbirliğinde, Çeşme de ilk kez tiyatro festivali düzenlenecek. Ege Üniversitesi Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Nejat Altıniğne, "Çeşme den Sanat Akıyor" sloganıyla, 1-5 Kasım tarihlerinde düzenlenecek festival için "Festivalde insanlar sanatı doya doya yaşayacaklar" dedi. ÜCRET ALINMAYACAK İzmir Yenikapı Tiyatrosu Yönetmeni Orçun Masatçı ise ilk kez düzenlenecek festivalin üç aşamadan oluştuğunu belirterek, ilçenin çok genç bir kitleye sahip olduğunu dile getirdi. Masatçı, tiyatroların Çeşme ye genelde yaz sezonunda geldiklerini belirterek, "Tiyatrolar Çeşme ye yaz sezonunda gelmeyi tercih ediyorlar. O dönemde herkes kendi işleriyle uğraştığından, ilçede yaşayan insanların sanatla buluşması zorlaşıyor. Yaz dönemi bittiğinde, ilçede hem işler yavaşlamaya başlıyor hem de öğrenciler bu tip organizasyonları daha kolay takip edebiliyor. Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu Düşünce ve Araştırma Kulübü nün bize getirdiği teklif ile bu organizasyonda yer alıyoruz" diye konuştu. Çeşme de düzenlenecek festival kapsamında ilçeye gelecek kişi ya da grupların ücret almayacağını da sözlerine ekleyen Orçun Masatçı, "Bu festivalde ömürlerini sanata adayan insanlar yer alacak. Altan Gördüm, Turgay Tanülkü, Namık Kuyumcu, Tuğrul Keskin, Halim Yazıcı ve Zafer Gecegörür, sanatseverlerle tecrübelerini paylaşacaklar. Yerel halk ile sanatçıları bütünleştirmek istiyoruz. Bize destek olan herkese teşekkür ediyoruz" dedi.
Alaçatıda Kasım Fırsatları - Naciye Teyze Konağı
Alaçatı da Kasım Fırsatları. Sonbaharın Son demlerinde Naciye Teyze Konağında. Yeşilin sarıya döngüsünü, doğanın kış uykusuna hazırlanışını, sessizlik ve huzurun başkenti Alaçatı Naciye teyze Konağında yaşayabilirsiniz. Kampanya 1 Kasımdan itibaren; 3 gece kal 2 gece öde, 6 gece kal 3 gece öde, 9 gece kal 4 gece öde şeklinde. Konağı aramak için: http://www.pansiyonrehberi.com/naciyeteyzekonagi
2010-11-01 17:58:19
Alaçatı da Kasım Fırsatları. Sonbaharın Son demlerinde Naciye Teyze Konağında. Yeşilin sarıya döngüsünü, doğanın kış uykusuna hazırlanışını, sessizlik ve huzurun başkenti Alaçatı Naciye teyze Konağında yaşayabilirsiniz. Kampanya 1 Kasımdan itibaren; 3 gece kal 2 gece öde, 6 gece kal 3 gece öde, 9 gece kal 4 gece öde şeklinde. Konağı aramak için: http://www.pansiyonrehberi.com/naciyeteyzekonagi
devamını okumak için tıklayınız.

Alaçatı da Kasım Fırsatları. Sonbaharın Son demlerinde Naciye Teyze Konağında. Yeşilin sarıya döngüsünü, doğanın kış uykusuna hazırlanışını, sessizlik ve huzurun başkenti Alaçatı Naciye teyze Konağında yaşayabilirsiniz. Kampanya 1 Kasımdan itibaren; 3 gece kal 2 gece öde, 6 gece kal 3 gece öde, 9 gece kal 4 gece öde şeklinde. Konağı aramak için: http://www.pansiyonrehberi.com/naciyeteyzekonagi
Sitemiz Yeni Altyapısı ile daha güçlü
Sitemiz Yeni Altyapısı ile daha güçlü
2008-12-09 12:39:43
Sitemiz Yeni Altyapısı ile daha güçlü
devamını okumak için tıklayınız.

Sitemiz Yeni Altyapısı ile daha güçlü
Haber Arşivi
mardin otelleri, mardin konaklari, mardin evleri, mardin Motel - Pansiyonları Fiyatları
Şehir :
Mevkii :
Seçmiş olduğunuz Şehir ve Mevkiide arama kriterlerinize uygun bir tesis bulunamamıştır.

Anasayfaya dönmek için tıklayınız.

DEYRULZAFARAN MANASTIRI

İsa'dan sonra 5. yüzyılda inşa edilen Deyrul-zafaran Manastırı, muhteşem mimarisi yanında Süryani Kilisesi'nin önemli merkezlerinden biridir. 1932'ye kadar 640 yıl boyunca Süryani Ortodoks patriklerinin ikametgah yeriydi.
Manastır, Mardin'in 4 kilometre doğusunda, şirin bir dağ yamacında, Mardin Ovasına hakim bir noktadadır. Üç kattan oluşan Manastır 5. yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18. yüzyılda kavuşmuştur. Farklı zamanlarda yapılan eklentilere rağmen Manastır'ın adeta tek bir zamanda inşa edildiği havasını vermesi, bu eklenti binaları yapan mimarların ne kadar maharetli olduklarını gösteriyor.
Manastır, Milattan önce Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılarca kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi.
Bu nedenle Manastır, önceleri Mor Şleymun Manastırı olarak biliniyordu. Mardin ve Kefertüth Metropoliti Aziz Hananyo'nun 793 yılından başlayarak büyük bir tadilat yapmasından sonra Manastır onun adıyla, Mor Hananyo Manastırı olarak bilindi. 15. yüzyıldan sonra da Manastır'ın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisinden dolayı Manastır, Deyrulzafaran (Safran Manastırı) adı ile anılmaya başlandı.
Kubbeleri, kemerli sütunları, ahşap el işlemeleri, iç ve dış mekanlardaki taş nakışları ile insanın ilgisini çeken Deyrulzafaran Manastırı, uzun tarihi boyunca Süryani Kilisesi'nin dini eğitim merkezlerinden biriydi. Bölgeye ilk matbaayı getiren kişi de yine bu Manastır'da patriklik yapan ve 1895�te vefat eden 4. Petrus�tur. 1874 yılında İngiltere�ye yaptığı bir ziyaret sırasında satın aldığı matbaayı 1876 yılında Manastır'a getirtti. Matbaada 1969 yılına kadar başta Süryanice olmak üzere Arapça, Osmanlıca ve Türkçe kitaplar ile 1953'e kadar Öz Hikmet adında aylık bir dergi basılıyordu. Matbaadan geriye kalan parçaların bir kısmı Manastır'da diğer bir kısmı da Mardin'deki Kırklar Kilisesi'nde sergilenmektedir.
Manastır bugün de Süryani Kilisesi'nin önemli dini merkezlerinden biridir. Mardin Metropoliti'nin ikametgahı olan Deyrulzafaran Manastırı, dünyanın dört bir yanına dağılmış Süryaniler tarafından dua ve bereket almak için ziyaret edilir. Yine binlerce yerli ve yabancı turist, kısa veya uzun bir yol kat ederek Manastır'ı ziyaret etmektedirler.

ANTİK DÖNEMDE HASANKEYF
Milattan önceki dönemlerde Hasankeyf'in ne gibi tarihi gelişmelere sahne olduğu, kimlerin burada hüküm sürdüğü tarihinin karanlık sayfalarından biridir.Bu konuda herhangi bir yazılı kaynak bulunmamaktadır. İleride yapılacak arkeolojik çalışmalar, bu konuya ışık tutacaktır. Yalnız Mezopotamya bölgesine hakim olan kavimlerin en gözde yerlerinden birinin Hasankeyf olduğunu söylemek mümkündür.
BİZANS DÖNEMİNDE HASANKEYF
Miladi ilk asırlarda Hasankeyf, Bizanslılar'la Sasaniler'in arasında el değiştirmiş. Zaman zaman Bizanslılar'ın, zaman zaman da Sasaniler'in elinde kalmıştır. Miladi dördüncü asrın ortalarında Hasankeyf'e sağlam bir kale yapan Bizanslılar, hemen hemen burayı bir daha Sasaniler'e hiç kaptırmamışlardır. Bizans'ın hakimiyeti, müslümanların burayı fethettiği 7. asrın başlarına kadar sürmüştür.
İSLAM DÖNEMİNDE HASANKEYF
Müslümanlar, burayı ikinci halife Hz. Ömer döneminde M.S. 638 yılında feth ettiler. Halifeler döneminin ardından sırası ile Emeviler, Abbasiler, Hamdaniler, Mervaniler, Artuklar, Eyyubiler ve Osmanlılar buraya hakim oldu. Hasankeyf, tarihi önemini Artuklular'ın M.S. 1101 yılında hakim olmasıyla ile ün kazandı. Bu tarihten itibaren o günkü ismi ile HISN KEYFA, Ortaçağ'ın önemli şehirlerinden biri oldu. Artuklular, bölgenin idaresinde zaman zamansöz sahibi oldukları gibi, Hasankeyf' te de önemli eserler bıraktı. Kuzeyden güneye kıvrılıp giden Dicle Nehri üzerinde yer alması ve o günlerde ticaretinönemli bir kısmının nehir yopluyla yapılması nedeniyle Hasankeyf, ticari ve ekonomik olarak da gelişti. Hasankeyf'i Artuklular'dan alan (M.S. 1232) Eyyubiler, henüz bölgeye tam hakim olamadan Moğol istilası ve harabiyeti ile karşılaştı. Bir çok yerleşim yeri gibi burası da alt üst oldu. Eyyubiler, Moğol şokunu atlattıktan sonra 14. asrın başlarından itibaren Hasankeyf'i yeniden imar etmeye başladı. Özellikle, bugün Hasankeyf, bu yıllarda tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Nihayet Osmanlı'nın gücüne karşı direnmeyen, Safeviler'in baskıları ve iç hesaplaşmalarla iyice yıpranan Eyyubiler 1515 yılında burayı Osmanlılar'a bıraktı. Bu tarihten itibaren şehrimiz tarihi önemini gitikçe kaybederek günümüze kadar geldi.
Coğrafi Durum
Hasankeyf İlçesi Yurdumuzun Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Batman İline bağlı, Dicle Nehrinin doğu kıyısında yer almaktadır. Güneyinde GüneydoğuMidyat Dağları, Kuzeyinde ise Petrol Mahzeni Raman Dağları bulunmaktadır. İlçe Merkezi 520 rakımda olup, Batman İl merkezine 37 km. mesafededir.Hasankeyf, ortaçağ dünyasının kültür, ticaret ve siyaset odaklarının bütünleştiği, ihtişamlı ve gizemli bir antik kenttir.
İlçede ortalama sıcaklık 25 derece olup, yazın sıcaklık 40-43 dereceler arasında, kışın ise ortalama sıcaklık 6-8 derecelerde seyyellower. Yılın ortalama 90 günü yağışlı geçmektedir. Dicle Nehri, bölgeye hayat veren bir akarsudur. Hasankeyf�te Dicle Nehri kıyısında yer almaktadır. Dicle Nehri tarihte önemli bir su yolu güzergahı içinde yer aldığından Hasankeyf�in Jeopolitik konumundan kaynaklanan önemi daha da artmıştır.
İdari Durum ve İlçe Statüsünü Kazanması..
1926 yılında Mardin İline bağlı Gercüş İlçesinin kurulmasıyla birlikte Hasankeyf bu İlçeye bağlı bir bucak merkezi iken, 18 Mayıs 1990 tarih ve 3647 sayılı Kanunla Batman�ın İl olmasıyla birlikte Hasankeyf İlçe statüsü kazanmıştır. İlçenin toplam Nüfusu 7.464 kişi olup, İlçe merkezinde 3.655 kişi, köylerde ise 3.809 kişi yaşamaktadır İlçenin 18 köyü ve 7 mezrası bulunmaktadır. Terör örgütünün baskıları sonucu İlçeye bağlı Kumluca, Palamut veSoğucak köyleri ve bunlara bağlı mezralar boşalmıştır
Ekonomik-Sosyal Durum
İlçe halkı 1974 yılına kadar kale başındaki yerleşim birimlerinde ve mağaralarda iskan etmiştir. 1974 yılında Afet evleri olarak bilinen 245 adet sosyal konut yapılmış olup, halk bu konutlara yerleştirilmiştir. İlçe merkez ve köylerinde halk, geleneklerine bağlıdır. Ev işlerinde kadınlar, ticaret, ziraat ve diğer sahalarda erkekler faaliyet göstermektedir. İlçe merkezinde vatandaşın bir kısmı ticaret ve ziraatla diğer bir kısmı nakliyecilik ve Dicle nehri yatağındaki kum işçiliği yoluyla geçimini temin etmektedir. İlçe Batman- Şırnak ve Batman-Mardin karayolu üzerinde bulunduğu için çok miktarda terzi, market ve lokanta faaliyet göstermektedir.
El sanatları alanında sadece dokumacılık mevcut olup, küçük çapta balıkçılık yapan vatandaşlar mevcuttur. İşsizlik çok yaygın olduğu için genelde halkın gelir düzeyi düşük olup, ticaret gerilemiş halkın büyük bir kısmı Batman İl merkeziyle, Akdeniz kıyısındaki şehirlere göç etmişlerdir.
Ulaşım
Hasankeyf, Batman'a 37 Kilometre mesafededir. Batman - Midyat ana karayolu üzerinde olup, ulaşım yönünden hiçbir sıkıntı yoktur. Her an içinde bir toplu ulaşım aracına rastlamak mümkündür. Her gün Batman'a düzenli uçak seferleri yapılmaktadır. Her gün; Ankara - Batman 10.00. saatlerinde , Batman - Ankara 12.15. saatlerinde uçak seferleri olup, uçak yolculuğu 01.15 saat sürmektedir. Ayrıca Hasankeyf İlçesine Diyarbakır üzerinden de her gün düzenli uçak seferleri ile ulaşmak mümkündür.
Turizm
Tarih ve doğanın kesiştiği, medeniyetlerin odak noktasında önemli bir tarih ve kültür potansiyeline sahip Hasankeyf'te ortaçağ havasını teneffüs etmek mümkündür.
Hasankeyf İlçesi özellikle hafta sonları yerli ve yabancı ziyaretçi akınına uğramaktadır.Yerli ve yabancı turistler Dicle nehri kenarında kurulan çardak tipi lokantalarda yemek yemekte, mağaralarda bulunan Yolgeçen Hanı gibi tesislerde dinlenme imkanı bulmaktadırlar.

NEREDE YENIR: Cercis Murat Konağı - Mardin 0482 2136841 www.cercismurat.com
Gelüşke Hanı - Midyat 0482 4641442
Yolgeçen Hanı - Hasankeyf 0488 3812287

Ayrıca Pansiyon Rehberi.com adresine göz atabilirsiniz; http://www.pansiyonrehberi.com/

Ayrıca Pansiyon Rehberi.com adresine göz atabilirsiniz http://www.pansiyonrehberi.com/

Şehir Hakkında Yorum Ekleyin - Paylaşın

mardin-konaklama-pansiyonlari Pansiyon Rehberi
Türkiye'nin en eğlenceli, keyifli ve lezzetli mekanları için aşağıdaki linkleri ziyaret etmeyi unutmayın!
Kahvaltı Mekanları - Brunch Mekanları - Eğlence Mekanları - Balık Restaurant - Fasıl - Meyhane - İstanbul Mekanları - Restaurantlar - Ankara Mekanları - İzmir Mekanları - Beyoğlu Mekanları - En İyi Mekanlar